4. sayı Kıbrıs yılda ortalama bir Kıbrıslının 365 adet kadar plastik torba kullandığı bir yerken ve geridönüşüm ‘fikri’ ile daha yeni yeni tanışmışken, Avrupa’nın diğer yerlerinde insanlar emisyonların çok küçük bir yüzdesini oluşturan ev atıklarının pek de etkin olmayan geridönüşümünü sorguluyor. ‘Geridönüşüm’, insanların yaşam tarzlarında herhangi bir önemli değişiklik yapmadan (araba kullanmaktan vazgeçmek, daha az uçmak ve en önemlisi atıkları üreten endüstrileri boykot etmek gibi) onlara rahatlıkla ‘ben kendi üzerime düşeni yaptım’ cümlesini kullanma fırsatı veren moda bir bilgisayar terimi oldu. Şu an karşımızda duran bir çevre sorunu değil, acil çözümlenmesi gereken, önceliklerin çarpıtıldığı, ve büyük resmin önemsizmiş gibi görülerek inkar edildiği sosyal ve psikolojik bir sorundur. Para ve çatışmaların anlamsızlaştığı giderek daha da belirsiz bir gelecekle karşı karşıyayız. Sanatçılara bu süreçte bugüne kadar hiç olmadığı kadar fazla, çevre dostu yöntemler ve malzemeler kullanarak sağlık sorunlarını iletme sorumluluğu düşüyor. Ve yalnızca sanatçılara değil, hepimize, günlük yaşantımız içinde, aslında hepimizin içinde olan yaratıcılığımızı kullanma ve doğaçlama yapma fırsatı doğuyor. Sağlığımız ve çevre arasındaki bağı koparmak mümkün değil. Bu nedenle makinalara ya da zararlı kimyasallara bel bağlamamak ve daha hızlı ya da kolay olan yöntemi seçmeyerek bazı şeyleri zaman da alacak olsa kendimiz yapmak gibi yollarla kendimize değer verir, çevreye ve çocuklarımıza karşı kaybettiğimiz saygıyı geri alır ve değişimi gerçekleştirme iradesini yeniden ortaya koyabiliriz......